<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sesli Chatevi.com Kameralı Sesli Chat Sohbet Odası Chat Sitesi &#187; Yasam</title>
	<atom:link href="http://www.chatevi.com/category/yasam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatevi.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin En İyi Bedava Sesli Sohbet Kameralı Sesli Chat Odaları Canlı Sohbet Odasına Bağlanmak İçin Tıkla.!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 14:24:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Terör örgütünden Türkiye&#8217;yi karalama kampanyası</title>
		<link>http://www.chatevi.com/teror-orgutunden-turkiyeyi-karalama-kampanyasi.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/teror-orgutunden-turkiyeyi-karalama-kampanyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 14:42:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2633</guid>
		<description><![CDATA[Kıtlık, kuraklık, sel vb. gibi felaketlere maruz kalan ülkelere yaptığı yardımlarla uluslararası arenada hayli takdir toplayan ve mağdurların her zaman yanında olan Türkiye; hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz yazın bir Doğu Afrika ülkesi olan ve kıtlıkla boğuşan Somali&#8217;ye yardım kampanyası başlatmıştı. Milyonlarca liralık yardımlar çeşitli yardım kuruluşları aracılığıyla Somali&#8217;ye ulaştırılırken, yetimlerin yüzü güldürülmüş ve açlar doyurulmuştu. Yüzlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kıtlık, kuraklık, sel vb. gibi felaketlere maruz kalan ülkelere yaptığı yardımlarla uluslararası arenada hayli takdir toplayan ve mağdurların her zaman yanında olan Türkiye; hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz yazın bir Doğu Afrika ülkesi olan ve kıtlıkla boğuşan Somali&#8217;ye yardım kampanyası başlatmıştı. Milyonlarca liralık yardımlar çeşitli yardım kuruluşları aracılığıyla Somali&#8217;ye ulaştırılırken, yetimlerin yüzü güldürülmüş ve açlar doyurulmuştu. Yüzlerde tebessüme sebep olan bu harika yardımseverlik ve dayanışma tablosu görülmeye değerdi doğrusu. Fakat bu tabloyu zedeleyen ve bizleri oldukça üzen bir gelişme var ki, &#8220;bu kadar da olmaz&#8221; dedirtiyor. Evet, Türkiye halkının yaptığı yardımları ve gösterdiği üstün dayanışma örneğini hiçe sayarak Türkiye&#8217;ye karşı bir karalama kampanyası başlatan aşırı islamcı terör örgütü El Şebab&#8217;dan bahsediyoruz. Somali&#8217;de bir çok bölgeyi elinde tutan, elindeki bölgelere de kan kusturacak şekilde katı yönetim kurallarına sahiplik yapan bu terör örgütünün üst düzey bir yöneticisi olan Şeyh Abdulkadir Mumin, Türkiye&#8217;nin Somali&#8217;ye yaptığı yardımlarla zaten kuraklıkla boğuşan halkın zehirlenmesinin amaç edinildiğini iddia etti. Kan donduran bu ifadeyi esefle kınamakla yetineceğiz şimdilik, ancak Dış İşleri Bakanlığı&#8217;mızın bu konu hakkında nasıl bir yorum yapacağını da merak etmiyor değiliz. Türkiye&#8217;nin desteğinin sahtekarca olduğunu iddia eden ve halkı Türk yardımlarını almamaları için uyaracaklarını belirten Mumin&#8217;in amacının ne olduğunu henüz kimse çözebilmiş değil. Dileğimiz odur ki, Somali halkına zulmeden bu terör örgütünün sarf ettiği bu manasız sözler tüm Somali halkına mal edilmesin ve Somali&#8217;ye yapılan yardımlardan geri adım atılmasın.</p>
<p>Somali&#8217;nin yeniden kalkınması için elinden geleni yapan ve İHH, Can suyu, Kimse yok mu gibi dernek &#8211; yardım kuruluşlarıyla sürekli yardımlarını Somali&#8217;ye gönderen Türkiye&#8217;nin böylesi acı bir iftirayla prestijinin lekeletilmesi oldukça üzücü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/teror-orgutunden-turkiyeyi-karalama-kampanyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyonun zararları</title>
		<link>http://www.chatevi.com/televizyonun-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/televizyonun-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 15:16:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2603</guid>
		<description><![CDATA[İşten yorgun argın gelen insanların sığınacak bir liman arama çabalarına yanıt veren televizyon, günümüzde hemen her evde baş köşeye kurulmuş bir halde. Bünyesinde barındırdığı birbirinden farklı kanalları, dijital uydu alıcılarıyla destekleyip 500+ kanala kadar çıkabilen, engin bir derya olarak niteleyebileceğimiz televizyonun yararlı mı zararlı mı olduğu konusunda birbirinden farklı görüşler mevcut. Bir kesim insanlar televizyonun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşten yorgun argın gelen insanların sığınacak bir liman arama çabalarına yanıt veren televizyon, günümüzde hemen her evde baş köşeye kurulmuş bir halde. Bünyesinde barındırdığı birbirinden farklı kanalları, dijital uydu alıcılarıyla destekleyip 500+ kanala kadar çıkabilen, engin bir derya olarak niteleyebileceğimiz televizyonun yararlı mı zararlı mı olduğu konusunda birbirinden farklı görüşler mevcut. Bir kesim insanlar televizyonun dünyaya açılan bir kapı olduğunu belirterek gündemden haberdar kalmamızı, eğlenmemizi ve oyalanmamızı sağladığını iddia ederken; bir kesim insanlar da televizyonun oldukça zararlı olduğu konusunda hemfikir. Takdir siz değerli okuyucularındır, ancak bizler bu makalemizde televizyonun genel olarak zararlarına kısaca değineceğiz.</p>
<p>Temelde aile içi iletişime balta vuran, ailenin fertlerinin birbiriyle konuşmalarını ve muhabbet etmelerini engelleyen televizyon, içinde barındırdığı aile ve örf yapımıza ters program ve kanallarla topluma en büyük zararlardan birini vermektedir. Çocukları televizyona emanet ederek günlük işlerine ağırlık veren kadınlar da, farkında olmadan çocuklarına ciddi zarar vermektedirler ne yazık ki. Söz gelimi televizyon kanalında yayınlanan uygunsuz içerikler, yetişkinler için bile tehlikeli olabilecek programlar çocuklar tarafından izlenirse; çocuğun psikolojisi oldukça olumsuz etkilenir. Cinsel uyarılmaya erken yaşta maruz kalan çocuklar ergenlik dönemlerinde ciddi sıkıntılar yaşarken, ailelerini ve toplumu zedeleyici hareketlerde de bulunabiliyorlar.</p>
<p>Pokemon adlı çizgi filmi hemen herkes en az bir kere izlemiştir. Bu çizgi filmdeki karaktere özenen bir çocuk balkondan atlayarak uçabileceğini sanmış, feci bir şekilde can vermişti. Bu bile televizyonun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini açıklamaya yeterken, kişilerin hala televizyonun yararlı olduğunu savunmaları oldukça gariptir. Dizilerde yansıtılan çarpık ilişkiler toplum yapımızı zedelerken, bu çarpık ilişkiler de gayet doğal bir şeymiş gibi kişilere yansıtılmaya devam ediliyor.</p>
<p>Dileğimiz televizyonun zararlarının herkes tarafından anlaşılması, evlerden dışarı atılmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/televizyonun-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Eledim eledim&#8221; şarkısı işinden etti!</title>
		<link>http://www.chatevi.com/eledim-eledim-sarkisi-isinden-etti.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/eledim-eledim-sarkisi-isinden-etti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 20:14:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2593</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz saatlerde haber bültenlerine yansıyan bir gelişme, oldukça dikkat çekiciydi. Erol Ceylan adındaki 43 yaşında, sağlık ocağında hizmetli olarak görev yapan vatandaşın Facebook&#8217;ta paylaştığı &#8220;Volkan Konak &#8211; Eledim eledim&#8221; şarkısı başına bela oldu! Önce atanmasına, daha sonra ise memuriyetten men edilmesine sebebiyet veren bu olay oldukça ilginç bir şekilde gerçekleşmiş. Saf bir niyetle paylaştığına inandığımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz saatlerde haber bültenlerine yansıyan bir gelişme, oldukça dikkat çekiciydi. Erol Ceylan adındaki 43 yaşında, sağlık ocağında hizmetli olarak görev yapan vatandaşın Facebook&#8217;ta paylaştığı &#8220;Volkan Konak &#8211; Eledim eledim&#8221; şarkısı başına bela oldu! Önce atanmasına, daha sonra ise memuriyetten men edilmesine sebebiyet veren bu olay oldukça ilginç bir şekilde gerçekleşmiş. Saf bir niyetle paylaştığına inandığımız videonun sonunda ve açıklama kısmında yazan küfür ve hakarete varan yazılar, Ceylan&#8217;ın görev yaptığı Samsun&#8217;un Yakakent İlçesi&#8217;nden Artvin&#8217;e atanmasına sebep olmuş. Daha sonra ise Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından memuriyet görevine son verilen Ceylan, son çare olarak hakkını aramak adına Bölge İdare Mahkemesi&#8217;ne başvurmuş. Çalıştığı sağlık ocağında 15 seneden fazla emeği bulunan, evli ve iki çocuk sahibi olan Ceylan&#8217;ın başına gelen bu olay için Türkiye&#8217;de bir ilk diyebiliriz. Memuriyet görevinin ne kadar dikkat istediğini ve çoğu zaman farkında bile olmadan paylaştığımız bir haberin başımıza neler açabileceğinin canlı kanıtı olan bu olaya tüm memurların dikkat etmesi gerekiyor. Erol Ceylan&#8217;a yöneltilen suçlama ise &#8220;devlet malını kullanarak siyasi bir parti aleyhinde küfür ve hakaret içerikli yazılar yazmak&#8221; olarak lanse ediliyor. Bu suçlamayla karşı karşıya geldikten sonra sadece şarkı paylaşmak isteğini, kötü bir niyetinin olmadığını savunan Ceylan&#8217;ın dosyası, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu&#8217;na gönderilmiş. Daha sonra Artvin&#8217;e tayin edilmiş, ancak son olarak hakkında Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığına bir suç duyurusu yapılınca, memuriyetten atılmak durumunda kalmış. Sağlık bakanlığına dava açan ve sonuçlanmasını bekleyen Ceylan&#8217;ın durumunu merakla takip ediyor olacağımız gibi, sonuç halinde yine buradan siz değerli okuyucularımızı haberdar etmeye gayret göstereceğiz. Dileğimiz odur ki, sosyal medya sitelerini amacımız dışında kullanmamaya özen gösterelim. Aksi takdirde bu gibi olumsuz sonuçlarla karşılaşabilmek mümkün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/eledim-eledim-sarkisi-isinden-etti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook hesabı nasıl hacklenir?</title>
		<link>http://www.chatevi.com/facebook-hesabi-nasil-hacklenir.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/facebook-hesabi-nasil-hacklenir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 18:34:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yasam]]></category>
		<category><![CDATA[facebook hesabım çalındı]]></category>
		<category><![CDATA[facebook hesap geri alma]]></category>
		<category><![CDATA[facebook nasıl hacklenir resimli anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[facebook nasıl hacklenir video]]></category>
		<category><![CDATA[facebook reklam sayfası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2568</guid>
		<description><![CDATA[Hemen her insanın üyesi olduğu devasa büyüklükteki bir sosyal ağdan bahsediyoruz: Facebook. Dünyada Facebook&#8217;u en fazla kullanan 3. ülke olmamız sebebi pek de övünülecek bir istatistik gibi durmasa da, ülkemizde internetin gelişmesi adına sevinç verici bir durum olarak da nitelendirilebilir. Ancak ne yazık ki bu durum beraberinde bazı olumsuz neticeleri de getirmektedir. Facebook&#8217;u ülkenin neredeyse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen her insanın üyesi olduğu devasa büyüklükteki bir sosyal ağdan bahsediyoruz: Facebook. Dünyada Facebook&#8217;u en fazla kullanan 3. ülke olmamız sebebi pek de övünülecek bir istatistik gibi durmasa da, ülkemizde internetin gelişmesi adına sevinç verici bir durum olarak da nitelendirilebilir. Ancak ne yazık ki bu durum beraberinde bazı olumsuz neticeleri de getirmektedir. Facebook&#8217;u ülkenin neredeyse yarısının kullanıyor olması, bilinçsiz kullanıcıların da çoğunlukta olması sebebiyle bazı art niyetli kişiler facebook profilleri avına çıkmışlar diyebiliriz. Bu kişiler Facebook profillerini çalarak, facebook profilinin reklamlar sayfasına yönlenmesine sebebiyet verebiliyorlar. Kişinin profillerini çalarak, ekli olan arkadaşlarını sahibi oldukları bir sayfayla birleştiren art niyetli kişiler bu işin ticaretini bile yapar hale geldiler. Bilinçli bir kullanıcı olmayı zorunlu hale getiren bu art niyetli hareketlere maruz kalmamak istiyorsanız, temel olarak Facebook güvenliğinizi sağlamanızda fayda var. Peki Facebook hesabınızı nasıl güvenli hale getireceksiniz? Bu sorunun cevabı aslına çok basit. Hesabınızın Güvenlik Ayarları&#8217;ndan HTTPS ile dolaşmayı etkin hale getirin, başka bir IP adresinden giriş yapıldığında telefonunuza onay sms&#8217;i gelme işlemini de aktifleştirin. Böylece art niyetli kişiler hesabınızı çalsa da, cep telefonunuza gelen onay kodunu giremeyecekleri için etkisiz bırakılmış olacaklardır. Bu tür yöntemler basit önlemler olarak nitelendirilebilir, ancak uzun vadede oldukça etkili olduğunu belirtmekte de fayda var.</p>
<p>Ancak ne olursa olsun, bu tür yöntemler de bir yerde geçersiz kalabiliyor. Bu durum da temelde bilinçli bir kullanıcı olmanın gerekliliğine işaret ediyor. Tanımadığınız kişilerden gelen arkadaşlık isteklerini kabul etmeyerek, mesajlaşmalardan gelen ne idüğü belirsiz adreslere tıklamayarak hesabınızı koruma yolunda ciddi bir önlemi almış olabilirsiniz. Tabii olarak belirli zaman aralıkları içerisinde facebook şifrenizi değiştirmek de alabileceğiniz diğer önlemler arasında.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/facebook-hesabi-nasil-hacklenir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halil Sezai Paracıklıoğlu kimdir?</title>
		<link>http://www.chatevi.com/halil-sezai-paraciklioglu-kimdir.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/halil-sezai-paraciklioglu-kimdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 13:09:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yasam]]></category>
		<category><![CDATA[halil sezai isyan]]></category>
		<category><![CDATA[halil sezai olsun]]></category>
		<category><![CDATA[halil sezai paracıkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[halil sezai paramparça]]></category>
		<category><![CDATA[halil sezai sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[halil sezei paracıklıoğlu ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2557</guid>
		<description><![CDATA[Aytaç Ağırlar&#8217;ın yazarlığını yaptığı ve yönettiği, 2010 yılında yayınlanmış bir Türk filmi olan İncir Reçeli&#8217;nde baş rolü oynadıktan sonra şöhret merdivenlerinin basamaklarını tırmanmaya başlayan, binlerce kişinin hayranı olduğu, kimilerininse eleştirdiği bir ses sanatçısından bahsediyoruz: Halil Sezai, soyadı ise Paracıklıoğlu. Ekşi sözlük yazarları tarafından şiddetle eleştirilen, insanların duyguları üzerinden prim yapmakla itham edilen ve ergenlerin ses [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aytaç Ağırlar&#8217;ın yazarlığını yaptığı ve yönettiği, 2010 yılında yayınlanmış bir Türk filmi olan İncir Reçeli&#8217;nde baş rolü oynadıktan sonra şöhret merdivenlerinin basamaklarını tırmanmaya başlayan, binlerce kişinin hayranı olduğu, kimilerininse eleştirdiği bir ses sanatçısından bahsediyoruz: Halil Sezai, soyadı ise Paracıklıoğlu.</p>
<p>Ekşi sözlük yazarları tarafından şiddetle eleştirilen, insanların duyguları üzerinden prim yapmakla itham edilen ve ergenlerin ses sanatçısı olarak nitelendirilen Halil Sezai; hala çoğu kesim tarafından severek dinleniyor. Özellikle youtube&#8217;deki videoların altında dönen tartışmalardan iki tarafın sert bir şekilde gerçekleşen savaşını görebiliyoruz. İncir Reçeli filminden önce Badem adlı Rock grubunun ve Bulutsuzluk Özlemi adlı grubun kliplerinde oynayan Halil Sezai; henüz oyunculuk kariyerinin başında diyebiliriz. Ancak günümüzde daha çok &#8220;şarkıcı&#8221; kimliğiyle ön planda olduğu algısı, yeni çıkan &#8220;mavi pansiyon&#8221; adlı filmin de soundtrack&#8217;ini üstlenmiş olmasıyla daha da perçinleniyor.</p>
<p>Bunun yanı sıra Beyoğlu&#8217;ndaki Hayal Kahvesi adlı mekanda da şarkılarını seslendirmeye devam eden Halil Sezai hakkında elimizde yeterli bir bilgi yok. Biyografisi hala tam olarak bilinmeyen Halil Sezai, melankolik kişiliğiyle de dikkatleri üzerine çekerken; kimliğinin tam olarak bilinememesiyle de gizemliliğini korumaya devam ediyor doğrusu.</p>
<p>Çıkardığı &#8220;isyan&#8221; ve &#8220;olsun&#8221; adlı şarkılarıyla da youtube ve diğer sosyal medya platformlarında rekor üstüne rekor kırmaya devam eden Halil Sezai; iki kesimi karşı karşıya getiriyor. Bir taraf Halil Sezai&#8217;yi nefret edercesine eleştirirken, diğer taraf Halil Sezai&#8217;yi sahipleniyor. Biz bu kavganın tam ortasında durup tarafsızlığımızı korumaya çalışıyor, kararı ise okuyucularımızın değerli yorumlarına bırakıyoruz. Siz de Halil Sezai hakkındaki olumlu veya olumsuz her türlü fikrinizi aşağıda bulunan yorum panelinde bizlere bildirebilirsiniz. Küfür, hakaret vesair türden yorumlar onaylanmayacağı için; saygı sınırları içerisinde yorum yapmanızı tavsiye ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/halil-sezai-paraciklioglu-kimdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YGS sınavı hakkında</title>
		<link>http://www.chatevi.com/ygs-sinavi-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/ygs-sinavi-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 16:16:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2538</guid>
		<description><![CDATA[Lise son sınıf okuyan tüm öğrencileri ilgilendiren, Yüksek Öğretime Geçiş (YGS) sınavının kayıtları 3-13 Ocak 2012 tarihleri arasında tamamlanmıştı. Van depreminden muzdarip olan öğrenciler için tanına kolaylıklar bizi sevindiriyor olsa da, genel olarak sistemin çarpıklığı bizi üzmeye devam ediyor doğrusu. Öğrencilerin tüm lise hayatları boyunca öğrendikleri sorulardan oluşan YGS sınavı, 4 senelik bilgi birikiminin 3 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lise son sınıf okuyan tüm öğrencileri ilgilendiren, Yüksek Öğretime Geçiş (YGS) sınavının kayıtları 3-13 Ocak 2012 tarihleri arasında tamamlanmıştı. Van depreminden muzdarip olan öğrenciler için tanına kolaylıklar bizi sevindiriyor olsa da, genel olarak sistemin çarpıklığı bizi üzmeye devam ediyor doğrusu. Öğrencilerin tüm lise hayatları boyunca öğrendikleri sorulardan oluşan YGS sınavı, 4 senelik bilgi birikiminin 3 saatlik bir sınavda sorgulanmasından ibaret. Temelde yanlış bir uygulama olan bu sınav sistemi için yapılan itirazlar, ne yazık ki pek de kaale alınmıyor. Oysa ki bizler, yurtdışında uygulanan modeller gibi sınavları 3 saate indirgemek yerine tüm öğrenim hayatına yaysak daha verimli sonuç alacağımızı düşünüyoruz. YGS sınav sonuçlarının ne zaman açıklanacağının muamma olması, ygs sınav sorularının çalındığı iddiası, ygs sınavına kayıt esnasında sistemde oluşan çökmeler gibi bir sürü olumsuzlukla uğraşmak zorunda kalıp moral olarak da çöken öğrenciler; sizce bu sınavdan ne kadar yüksek not alabilirler ki? Evet, tahmin edeceğiniz üzere bu olumsuz durumlar, YGS sınavında ter döken öğrencilere zor anlar yaşatıyor doğrusu. Geçen sene karşılaştığımız soruların çalındığı iddiası, öğrencilerin moralini sıfıra çekerken; &#8220;biz aptal mıyız da bu kadar çok çalıştık?&#8221; diye düşünmelerine sebebiyet verdi. Böyle düşünen öğrencilerin hayata küsmesi gayet olağanken, kimileri şansını seneye denemek istedi; kimileri de üniversite hayalini bırakıp iş hayatına atılmaya çalıştı.</p>
<p>Ayrıca unutmamak gerekir ki, YGS sınavı engelli kardeşlerimiz için de büyük bir sorun teşkil etmektedir. Yine geçen sene karşılaştığımız haberlerde âmâ ve sağır öğrencilerin sınav sorularını okuma ve anlamakta çektikleri güçlüklerden haberdar olmuştuk. Bu öğrenciler için pedagojik olarak enformasyonunu sağlamış görevliler yetkilendirilmediğinden, öğrencilerin hayatları boyunca onaramayacakları hasarlara sebebiyet verilmiş olunabilir. YÖK ve MEB&#8217;i bu konuda duyarlı olmaya çağırırken, tüm öğrencilere başarılar dileriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/ygs-sinavi-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşananlar hiç tesadüf olabilir mi?</title>
		<link>http://www.chatevi.com/yasananlar-hic-tesaduf-olabilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/yasananlar-hic-tesaduf-olabilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 21:50:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2535</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde ajanslara “Tesadüfen yaşıyoruz” başlığı altında bir haber servis edildi. Söz konusu haberde insanlığın 70 bin yıl önce aşırı iklim koşulları sebebiyle soyunun tükenme seviyesine geldiği ancak bir şekilde bu akibetten kurtulduğu ifade edilmekteydi. Haberin ne asıl kaynağında ne de kendi metninde böyle bir ibare yer almamasına rağmen haber “tesadüf eseri” vurgusuyla yayınlanmıştı. Türkiye’nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde ajanslara “Tesadüfen yaşıyoruz” başlığı altında bir haber servis edildi. Söz konusu haberde insanlığın 70 bin yıl önce aşırı iklim koşulları sebebiyle soyunun tükenme seviyesine geldiği ancak bir şekilde bu akibetten kurtulduğu ifade edilmekteydi. Haberin ne asıl kaynağında ne de kendi metninde böyle bir ibare yer almamasına rağmen haber “tesadüf eseri” vurgusuyla yayınlanmıştı. Türkiye’nin önde gelen bir haber ajansı tarafından servis edilen haberin metni şu şekildeydi: “Amerikalı ve İsrailli paleontologlar, insanlığın, 70 bin yıl önce aşırı iklim koşullarından ötürü soyunun tükenmenin eşiğine geldiğini ortaya çıkardı. ABD’den Stony Brook Üniversitesi, IBM Araştırma Merkezi ve İsrail’den Rambam Tıp Merkezinin yaptığı araştırmada, 70 bin yıl önceki aşırı iklim koşullarının, insan nüfusunu öylesine azalttığı ve soyunu tükenme noktasına getirdiği belirlendi.<br />
Stony Brook’tan Paleontoloji Profesörü Meave Leakey, makalesinde “Bundan sadece 70 bin yıl önce nüfusumuzun o kadar azaldığını ve tükenmenin eşiğine geldiğini kim düşünür” ifadesini kullandı. Bu alanda önceki araştırmalar, bugün 6,6 milyara ulaşan insan nüfusunun 70 bin yıl önce sadece 2 bin kişi olduğunu gösteriyor.<br />
Doğu Afrika’nın 135 bin ila 90 bin yıl önce büyük bir kuraklık dönemi geçirdiğini ve bu iklim koşullarının, birbirinden ayrı gelişen iki küçük gruba böldüğü insan nüfusunda önemli değişikliğe neden olduğunu belirleyen bilim adamları, ilk insanların 100 bin yıl boyunca ayrı yaşadıktan sonra tek bir pan-Afrika nüfusu haline sadece 40 bin yıl önce geldiğini belirtiyor. National Geographic Society’den Spencer Wells de, bu araştırmanın insan soyunun tarihinin kilit noktalarını otaya çıkarmak için genetiğin olağanüstü gücünü ortaya koyduğunu belirterek, “İlk insanların tüm dünyaya yayılmadan önce soylarının az daha tükenmekte olduğu ve çok zor iklim koşullarından ötürü birbirinden ayrı küçük gruplar halinde yaşadıkları DNA’mızda yazılı” diye konuştu.<br />
Bilim adamlarının bir hastalığıdır bu aslında… Çok mantıklı ve düşünebilir insanlar olmaları gerekirken, her şeyi tesadüflere bağlarlar.<br />
Şimdi sormak lazım, her şeye mantıklı ve geçerli bir sebep ararken, mucizevi bu türden olaylara neden tesadüf ismi takarlar?<br />
Bunu da düşünen beyinlere sormak gerekiyor…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/yasananlar-hic-tesaduf-olabilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim adamlarının dahi cevaplayamadıkları var!</title>
		<link>http://www.chatevi.com/bilim-adamlarinin-dahi-cevaplayamadiklari-var.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/bilim-adamlarinin-dahi-cevaplayamadiklari-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 17:22:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2528</guid>
		<description><![CDATA[Bilim, varlığı ve hayatı sebeplere dayanarak tek başına açıklayabileceğini sanıyordu. Yaratılışı reddediyor ve kâinatın tamamen bilimsel kaideler ile var olduğu ve süregeldiğini iddia ediyordu. Kıyameti de reddediyordu fakat dünyanın giderek yaşlandığı ve bir gün gelip de yok olacağı hakikati bilimsel çevrelerce dile getirilmeye başlanınca herkesi yeniden bir korku sardı. Görüldü ki insanoğlunun zihnini meşgul eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim, varlığı ve hayatı sebeplere dayanarak tek başına açıklayabileceğini sanıyordu. Yaratılışı reddediyor ve kâinatın tamamen bilimsel kaideler ile var olduğu ve süregeldiğini iddia ediyordu. Kıyameti de reddediyordu fakat dünyanın giderek yaşlandığı ve bir gün gelip de yok olacağı hakikati bilimsel çevrelerce dile getirilmeye başlanınca herkesi yeniden bir korku sardı. Görüldü ki insanoğlunun zihnini meşgul eden ve kendisiyle alakalı olan soruları cevaplandırmakta bilim tek başına yetersiz kalmaktaydı. Nitekim dünyaca ünlü bilim dergisi Science Magazine, 125’inci yıldönümü sebebiyle geçen yıllarda günümüzde bilimin hâlâ cevabını bulamadığı 125 temel soru hakkında yayınladığı makalelerle ilginç bir gerçekliğe dikkatleri çekmiş oldu. Science Magazine’in yaptığı bu çalışma bir nevi itiraf niteliğindeydi. Bilim tek başına, kâinat ve insanlık ile ilgili muammalarda aciz kalıyordu.<br />
Science Magazine’de bilimin cevabını bulamadığı 125 soru ile ilgili onlarca makale yayınlandı. Şimdi sizinle bu soruları ve kısa açıklamalarını paylaşmak istiyorum. Dileyenler Science Magazine’in internet sitesinden de bu sorulara ve ilgili makalelere İngilizce olarak ulaşabilirler (www.sciencemag.org). Peki neydi bu sorular? Saygın bilim adamları tarafından 125 tane temel soru belirlenmiş. Burada hepsinden tek tek bahsetmek mümkün değilse de en önemlilerinden kısaca söz edeceğiz. Mesela bu sorulardan biri “Dünyada hayat nasıl ve nerede ortaya çıktı?” olarak belirlenmiş. Hali hazırda uzay çağında insanlık bilim diliyle bu soruya cevap bulamamış bir halde. Bir diğer soru ise “Bilincin yani şuurun biyolojik menşei nedir?” şeklinde. Özellikle insanlarda var olan bilinç mekanizmasının biyolojik olarak tatmin edici bir açıklaması bilim adamları tarafından yapılamamakta. Diğer bir soru ise “Kâinatta yalnız mıyız?” sorusu. Bilim adamlarına göre bu soruya bilim diliyle cevap bulmak mümkün görünmüyor, çünkü kâinatta yalnız olup olmadığımızı anlamak için kâinatın her yerini karış karış gezmemiz gerekecek ki; bu da imkânsız olarak kabul ediliyor.<br />
Görüldüğü gibi bilim bazı soruların cevabında oldukça aciz kalıyor… İşte bu noktada da cevapları veren yine din oluyor…<br />
Bilim ve dinin çatışmayacağı ama birbirini tamamlayacağı ise aslında en gerçek teori gibi görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/bilim-adamlarinin-dahi-cevaplayamadiklari-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük rock şarkıcısı Juliet rekora koşuyor!</title>
		<link>http://www.chatevi.com/kucuk-rock-sarkicisi-juliet-rekora-kosuyor.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/kucuk-rock-sarkicisi-juliet-rekora-kosuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 15:24:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SesliChat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2484</guid>
		<description><![CDATA[Hemen her haber sitesinde gördüğümüz, ilginç bir video dikkatleri çekmeye devam ediyor. Henüz 8 yaşında olan, Juliet adındaki Avustralya&#8217;lı bir kız köpeği Robert ve balığı hakkında yaptığı şarkıyla tıklanma rekorları kıran bu küçük kız, oldukça sevimli. Büyük ihtimalle şimdiden müzik yapımcılarının ağına takılan bu küçük kızı, ileride nelerin beklediğini hep beraber göreceğiz. Şimdiden sadece Youtube&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen her haber sitesinde gördüğümüz, ilginç bir video dikkatleri çekmeye devam ediyor. Henüz 8 yaşında olan, Juliet adındaki Avustralya&#8217;lı bir kız köpeği Robert ve balığı hakkında yaptığı şarkıyla tıklanma rekorları kıran bu küçük kız, oldukça sevimli. Büyük ihtimalle şimdiden müzik yapımcılarının ağına takılan bu küçük kızı, ileride nelerin beklediğini hep beraber göreceğiz. Şimdiden sadece Youtube&#8217;da 11 milyon kez izlenen video, günde en az 3 milyon kez kadar izlenerek giderek yaygınlaşıyor. Ayrıca Youtube kanalında sadece şarkı söylediği videosu yok, bir videoda dişini çekerken kayda alınmış, diğer videoda ise bir kardeşinin olacağını öğreniyor. Videoyu izlerken şirin ötesi bu kızın mimiklerine bayılacak, küçük bir kızın ilk hardcore şarkısını dinleyeceksiniz. Kimi dinleyiciler tarafından eleştirilen, kimileri tarafından ise oldukça beğenilen bu videoda asıl yorumu size bırakıyoruz. Ancak şu da bir gerçek ki; küçük bir kızın şöhret basamaklarını tırmanmaya 8 yaşından itibaren başlaması, ileride tarifi imkansız acılara ve depresyonlara sebebiyet verebilir. Medyaya yansıyan haberlerde bir sürü örneğini gördüğümüz gibi.</p>
<p>Kişisel yorumumuz bu şekilde, ancak bahsettiğimiz gibi yorum size ait. Şarkıyı dinlemek için <a href="http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&amp;v=uU6U-8LP1DY">şu adresteki video</a>yu oynatabilirsiniz.</p>
<p>Hemen şarkının sözlerini de paylaşmış olalım, bunun için ekşi sözlük yazarı &#8220;the thin white duke&#8221;a teşekkürler:</p>
<p>get your two step on<br />
my name is juliet<br />
and i love robert<br />
and my fishes<br />
but it stinks<br />
whooaaaa yeah</p>
<p>i love robert<br />
rhoaaaahh<br />
ooooaaaoohhhh</p>
<p>let&#8217;s open up this pit<br />
oohh x6<br />
ooooaaaooohhhh<br />
oohh</p>
<p>Şunu da unutmamak gerekir ki; şarkıya çekilen klibin oldukça kaliteli bir kamerayla çekilmiş olması ve profesyonel kişiler tarafından düzenlendiğini görünce, aklımıza &#8220;acaba yeni bir viral reklam mı?&#8221; sorusu geliyor doğrusu. Hadi bakalım, bekleyip görelim diyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/kucuk-rock-sarkicisi-juliet-rekora-kosuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geleceği hayal et ve kurgula!</title>
		<link>http://www.chatevi.com/gelecegi-hayal-et-ve-kurgula.html</link>
		<comments>http://www.chatevi.com/gelecegi-hayal-et-ve-kurgula.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 20:48:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatevi.com/?p=2474</guid>
		<description><![CDATA[Sesli ve görüntülü chat teknolojisi aldı başını gidiyor. Kamera ve mikrofon teknolojisi ile internet hızının artması da birbirine eklenince, inanılma kalitede iletişim imkanı doğdu. Kesintisiz ve ücretsiz bir şekilde kamera açarak, mesafelere rağmen anlık iletişime geçmek mümkün. Sesli ve görüntülü chat, muhteşem bir teknoloji ve gün geçtikçe de gelişiyor. Bundan sonra daha nasıl bir teknoloji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sesli ve görüntülü chat teknolojisi aldı başını gidiyor. Kamera ve mikrofon teknolojisi ile internet hızının artması da birbirine eklenince, inanılma kalitede iletişim imkanı doğdu.<br />
Kesintisiz ve ücretsiz bir şekilde kamera açarak, mesafelere rağmen anlık iletişime geçmek mümkün. Sesli ve görüntülü chat, muhteşem bir teknoloji ve gün geçtikçe de gelişiyor.<br />
Bundan sonra daha nasıl bir teknoloji gelişebilir bilemesek de, unutmamalıyız ki, şu anda elimizde olan teknolojiler bundan 15-20 yıl önce hiç yoktu ve daha da eskiden belki hayal bile edilemezdi.<br />
Bu sebeple bu tarz iletişim teknolojileri hakkında düşünür ve vizyon belirlerken, kesinlikle sınırsız olunmalı ve bundan sonra daha ne olabilir ki tarzında sınırlayıcı düşüncelere dalmamalıdır.<br />
Bundan sonra daha akıl sır erdiremeyeceğimiz teknolojiler ve iletişim kanalları icat edilebilir.<br />
Belki üç boyutlu görüşme, belki hologram teknolojisi belki de transportasyon…<br />
Deli saçması gibi gelse de bu konuda sınırsız düşünmek gerekiyor, zira bundan 100 yıl önce bir insanın şu an bizim elimizde olan teknolojileri hayal bile etmesi zordu.<br />
Bundan 200 yıl önce böyle bir şeyi söyleyene deli gözüyle bakılabilirdi.<br />
Ama şimdi dünyanın bir ucundan bir ucuna sesli ve görüntülü chat vasıtasıyla sesimizi ve görüntümüzü aynen ve karşılıklı olarak iletebiliyoruz.<br />
Demek ki yakın veya uzak bir gelecekte daha mucizevi bir iletişim yoluna da sahip olmamız mümkündür.<br />
Bunun için dünya çapında bilim adamları hiç durmadan ve dinlenmeden çalışıyor ve daha kaliteli ve daha inanılmaz iletişim kanalları geliştirmek için adeta yarışıyorlar.<br />
Hal böyle olunca iletişim teknolojisine bir sınır koymak ancak sığ bir düşüncenin eseri olabilir.<br />
Bu dünyada ve bu teknoloji çağında her şeyin mümkün olduğunu akıldan çıkarmamak lazım.<br />
Sesli ve görüntülü chati kullanırken geleceği de hayal etmek, kurgulamak elimizde…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatevi.com/gelecegi-hayal-et-ve-kurgula.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

