Bilim, varlığı ve hayatı sebeplere dayanarak tek başına açıklayabileceğini sanıyordu. Yaratılışı reddediyor ve kâinatın tamamen bilimsel kaideler ile var olduğu ve süregeldiğini iddia ediyordu. Kıyameti de reddediyordu fakat dünyanın giderek yaşlandığı ve bir gün gelip de yok olacağı hakikati bilimsel çevrelerce dile getirilmeye başlanınca herkesi yeniden bir korku sardı. Görüldü ki insanoğlunun zihnini meşgul eden ve kendisiyle alakalı olan soruları cevaplandırmakta bilim tek başına yetersiz kalmaktaydı. Nitekim dünyaca ünlü bilim dergisi Science Magazine, 125’inci yıldönümü sebebiyle geçen yıllarda günümüzde bilimin hâlâ cevabını bulamadığı 125 temel soru hakkında yayınladığı makalelerle ilginç bir gerçekliğe dikkatleri çekmiş oldu. Science Magazine’in yaptığı bu çalışma bir nevi itiraf niteliğindeydi. Bilim tek başına, kâinat ve insanlık ile ilgili muammalarda aciz kalıyordu.
Science Magazine’de bilimin cevabını bulamadığı 125 soru ile ilgili onlarca makale yayınlandı. Şimdi sizinle bu soruları ve kısa açıklamalarını paylaşmak istiyorum. Dileyenler Science Magazine’in internet sitesinden de bu sorulara ve ilgili makalelere İngilizce olarak ulaşabilirler (www.sciencemag.org). Peki neydi bu sorular? Saygın bilim adamları tarafından 125 tane temel soru belirlenmiş. Burada hepsinden tek tek bahsetmek mümkün değilse de en önemlilerinden kısaca söz edeceğiz. Mesela bu sorulardan biri “Dünyada hayat nasıl ve nerede ortaya çıktı?” olarak belirlenmiş. Hali hazırda uzay çağında insanlık bilim diliyle bu soruya cevap bulamamış bir halde. Bir diğer soru ise “Bilincin yani şuurun biyolojik menşei nedir?” şeklinde. Özellikle insanlarda var olan bilinç mekanizmasının biyolojik olarak tatmin edici bir açıklaması bilim adamları tarafından yapılamamakta. Diğer bir soru ise “Kâinatta yalnız mıyız?” sorusu. Bilim adamlarına göre bu soruya bilim diliyle cevap bulmak mümkün görünmüyor, çünkü kâinatta yalnız olup olmadığımızı anlamak için kâinatın her yerini karış karış gezmemiz gerekecek ki; bu da imkânsız olarak kabul ediliyor.
Görüldüğü gibi bilim bazı soruların cevabında oldukça aciz kalıyor… İşte bu noktada da cevapları veren yine din oluyor…
Bilim ve dinin çatışmayacağı ama birbirini tamamlayacağı ise aslında en gerçek teori gibi görünüyor.