Arabesk Rapçi Paniği Türkiye’yi Bastı !

Arabesk Rapçi Paniği Türkiye’yi Bastı !

Gümüzde rap müzik iyice yayılmış durumda, yayılması ve  bilinip dinlenmesi tabikide güzel bir gelişme kulak aşinalığının bütün müzik türlerine yatkın olması çok takdir edilir bir gelişme . Rap müzik işin üstadlarıyla işi bilen insanlarca daha güzel ve anlamlıydı tabiki eskiden.  Şimdiki müzik anlayışımız bozuldu.

Aşk hayatı zamanı aşk evreleri artık çok daha hızlı gelişir duruma gelmiş bir durum şimdiki zamanımızda. Aşk haytını aşk sonrası ayrılık evresi bazı arkadaşlarımız ve gençlerimizi o kadar kötü yönde etkilemiş bir  vaziyete girmiş ki rap müziği evrelerden evrelere sokup müzik sandıkları  gürültü kirliliklerine çevirmişler. Müzik denilmez öyle sözlere müziklere ” BİRİ BU GENÇLERİ DURDURSUNNN ”  Gençler kararlıdır iddalıdır hep iddia ederler ama aksine idda ederler . Kendilerince her şey çok güzel diye hayal ederler tabiki sadece kendi hayal dünyalarında gezinirler. Yaptıkları her sözlerin mükemmel ötesi olduğunu düşünürlerki ama tabikide değildir. Kendilerine güzel gelen, anlamlı gelen sözlerin dışarıdan aslında değişik ve alakasız manalara denk geldiğini bilmeden yaşarlar. Sevdikleri kızlardan ayrılmamalarını temenni etmekten başka seçenek kalmıyor dışardan  dinleyen dinleyiciler için. Arabesk rap müzik dedikleri bir tür ses gürültüleri aşık olup aşkından yüz bulamayan tüm gençlerin müzikle beraber acılı sözler değişik cümleleri müzik eşliğinde demo kayıt yapıp internete koyarlar. İnternette Çoğu insan o tür müzikleri dinleyip rahatlayıp kendilerini müziğin ritmine bırakmak için değil , gülüp dalga geçip bu sefer nasıl birşeyler yapmışlar mantığıyla izliyorlar.

Gençlerimizin bu müzik girişimlerini ancak  ergenliklerine verebiliriz olması gerekende bu zaten.  Yetkililer bu işe bir son versin artık böyle müzikleri duymak görmek hatta işitmek istemiyoruz . Çocuklarımıza hep kötü örnek olunuyor bu tür müziklerle..  Bayan arkadaşlarım kardeşlerim , bacılarım ;  Lütfen gençlerimizi sevin ayrılmayın aşk acısı çektirmeyin ki bu müzik denilen işi bıraksınlar.

 

6 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Bu Esnaflar Çıldırmış

Bu Esnaflar Çıldırmış

Marketler, süpermarketler, bakkallar, manavlar, pazarcılar  kısacası büyük işletmeler küçük işletmeler. Halktan para almakta sınır tanımıyor . Esnaf demek ticaretini yaptığı malı  harcadığı emek ve sattığı ürün kadar cüzi miktarda kendi kazancınıda üstüne koyup halkın önüne sunan bir aracıdır. Tabike biz halk olarak sözde öyle biliyoruz.

Bizim halkımız çalışan bir nesil çalıştığınıda layıkıyla hatta fazlasıyla yemek isteyen bir topluluğuz. Geçenlerde maaşımı aldım çarşıda gezintiye çıkayım dedim çıkmaz olaydım. Bütün standlar dolu cıvıl cıvıl meyve sebze kokuları insanı cezbediyor . Tam cezbediyor derken standlarda çilek gördüm, ama görmeye değer kıp kırkmızı büsbüyük iştah kabartıcı hemen yiyesi geliyor insanın. Girdim sıraya almak için kilosu 15 TL bence ağız tadıma değer dedim almak için yeltendim. İki üç tane alsaydım benim için kafiydi genede hakkını vermeye razıydım üç tane alıp 10 TL bile verebilirdm , hayır ellemeyin ben hazırlarım efendim dedi peki o zaman yarım kilo alabilirmiyim dedim peki dedi hazırladı kese kağıdımı. Ücretimi ödeyip bir parka gittim ve masaya oturdum yemek için kendimi hazırladım elime aldım bir tane ısırmaya başladım . Bir ekşilik geldi birden ağzıma lanet olsun ki satıcı en berbat çilekleri koymuş ekşii, çürük, yumuşak bütün hevesim kaçtı. O en önde gördüğüm kıpkırmızı büyük sulu çilekler gitmiş yerine iğrenç bi çilek yapısında başka bir şey vermişler sanki bana. Neden öyle oldu hakkından mı kestim ukalık yapıp onu koy bunu mu koy dedim ? sadece canım çekti canımın çekmesi halkımızın canı cekmesi hakkını verip kaliteli bir şeyler yemek istemesi suçsa evet o zaman suçluyuz.

Lütfen böyle şeyler yapmıyalım yapanlarada kul hakkı yedirmeyelim. Bir malın ederi ne kadar ise bence hakkıyla satışa sunulmalıdır. Bir reyonda o kadar bir reyonda bu kadar olmamalı yapılmamalı bence lütfen yetkili mevkiler biraz daha üstüne düşsün hallolsun böyle işler.

5 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Dertlerimizin ve Sessizliğimizin Bozulduğu An

Dertlerimizin ve Sessizliğimizin Bozulduğu An

İnsan oğlu yanlızdır , yada bazen yanlız kalmak ister. Güvenemez , güvendiği dağlara kar yağar . Güven demek küçüklüğünden bu yana her girdiği ortamda her tanıdıkları insanın ne olduğunu görüp bilmesidir. Zamaznımızda artık önüne her gelene inanıp güvenilmeyeceğini sadece ben değil , sanırım herkez anlamıştır.

Dertlerimiz , bazen dertlerini dışa vurmak ister insan , paylaşmak isteriz, paylaşamayız .  Dertlerimiz, sırlarımız bizim için önem taşıyan anılarımız ve sorunlarımızdır. Herkez bilmesede sadece dost dediğimiz insanlar hepsini bilmesede bizi rahatlatıcak kadarını bilmesidir. Mesela çok derdiniz olur kimseye güvenemezsiniz , en sonunda sıkıntıdan deerrtten patladım diyeceğiniz an aklınız deniz gelir. Gidersin deniz kıyısına oturursun denizin kenarına bakarsın ki ucu bucağı yok, etrafında kimse yok , yapayanlızsın . Kendi kendine anlatırsın bütün sorunların o an dile gelir. Kendi kendine konuşursun  ama sen anlamazsın ki denizle konuştuğunu, sen anlatırsın deniz dinler . Denizin dili yoktur sana eşlik etsin , haykıra haykıra anlatırsın derdini ağlarsın, sızlarsın açılırsın. Bütün sorunlarını dile getirsin . Denize güvenirsin çünkü kimseye anlatmaz sein sorunlarını sana karşı kullanıp alay konusu yapamaz. Rahatlarsın anlattıkca rahatlarsın, deniz seninle konuşamaz sessizlik olur deniz dümdüz kalır sanki çarşaf çekilmiş üstüne, işte o an için daralır. Kimsem yok yapayanlızım dersin , sorunlarım gene çözülmedi çözülmücek dersin. İşte o zaman ; dalgalar kıyıya hızlı hızlı çarpar. Dalgalar kayalara çarptıkça sesler çoğalır birden etrafta bir sürü ses nerden geldiğini bilmediğin, martılar açlık çığlıkları atar martılar denize iner ozaman aklına gelir işte sorunlarına ne çözüm bulacağın. Bütün sorunlarına çözüm bulursun .

Yanlız  kaldığın an denizin seni dinlediğini martıların seni dinlediğini ve seni hiç bir zaman yanlız bırakmıcaklarını bırakmadıklarını anlarsın . Mutluluğun hat seviyeye çıkar işte o zaman insan kendi kendine, benımle konusamasa bile benımle dertlesıcek bir dost buldum der ve kimseye eywallah etmeyip artık her ne olursa olsun güvenebiliceği bir dertteşi olmuş olur. Deniz dertleri alır suyun bir ucundan bir ucuna götürür mutluluk olarak geri getirir . Bunlar güzel şeyler insan başkalarına güvenmese bile dertlerını bağırıp çağırarak anlatabilecek bir dostu olduğunu bilsin.

4 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Dokunmayın Babama !

Dokunmayın Babama !
Baba derken kiminizin aklına kötü kimiznizin aklına sıkıcı, üzücü, her bir işimize karışan bir adam gelir ya .
  Bunun bir baba hakkında ne kadar yanlış olduğunu yaşlısı genci hiç bir yaş grubu bazen aklına kestiremez ya . 
  İşte o kişilikler dünyanın en bencil, en vurdum duymaz, en düşüncesiz insanlarıdır bence ve benim gibi düşünen herkezce.
 

      Bu dünyada baba demek cocuğunun doğuşundan bu yana evladıyla, en az annesi kadar hatta annesiyle eş değer ilgilenip kendi
  canından can katıp kendi zmanından zaman ayırıp evladıyla geçirdiği zaman içerinde evladını vatana millete hayırlı bir evlat 
  edindirmek için canını dişine katan , ana kadar eş değer kazanan kutsal bir erkektir.  Böyle  bir insan için böyle bir baba için o tür 
  sözler, düşünceler neden .? Yanlış olduğunu haksız olduğu kafanıza hala tak edip kalbinize acı sızlama gelip babamm benim biricik 
  hayatımda tek erkek, tek örnek alıp izinde gidelecek insan olduğunu anlıyamadınız mı .? Ne kadar okul okursanız okuyun, ne kadar ,
  ne kadar yaşantınız olursa olsun, ne kadar bilgili olursanız olun aile kıymeti bilmeyip aile direğinizi çürütücek düşüncelere sahipsen 
  ne aile hayatında ne sosyal hayatında işin rast gitmez. Aileni değil kendi geleceğini kirletirsin. Baba izinde gitmediğin zaman kendi
  düşünceleri yetmez insana bazen. O bazenler başarısız yapar insanı her zaman. Baba hakkını  ödüyemiyeceğinizi, bir baba kadar hiç 
  hiçbirzaman düşünemiyeceğinizi artık bilin. Bir genç her babayı her babası yaşındaki insanı çok bilmiş bilip , hakkında ön yargı yapıp 
  kendi ve kendi yaşıtları için ikinci plana düşürür bu günümüzde en yaygın olan genç iç güdüleridir. Arkadaşlarım ,kardeşlerim , 
  ablalarım, abilerim, Artık bilinçli bir nesil olun vatana millete hayırlı insan olun olalım. 


     Her ne olursa olsun bir babanın hakkının ödenmiyeceğini bilelim. Benim babam bir tane herkezin babası bir tane , benim isteğimde bu
  herkezin babası bütün babalar bir tanedir. Benim babam benim arkadaşım , benim babam dertdeşim , benim babam benim herşeyim.
  Babamka benim arama girmeyin ben babamı seviyorum herkez babasını sevsin babalar bir tanedir. Artık bunun bilincine varalım.
3 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Nerdesin Balım ? Nerdesin Sultanım ?

Nerdesin Balım ? Nerdesin Sultanım ?

Sen gittiğin günden beri mazın karabulutlar sardı etrafımı yanımı sağımı solumu . Sen gittin senin gittiğin an zaten ben bittim. Neredesin sultanım ? neredesin balım. ? Hatırlırmusun ilk gün evet ilk görüşüceğimiz gün, sen gelmiştin ben gelmiştim. Koskoca meydanda birbirimizi arıyorduk, sen beni tanımıyosun ben seni tanımıyorum .

Koskoca meydanda yapayanlızdık sanki, tam yanlızdım seni bulamıyacağım derken  aniden biri sırtıma çarptı. Resmen çarpışmıştık , hani televizyondaki aşk filmlerinde olur ya işte bizimkiyde öyle bir çarpışmaydı. Sanki aramızdaki aşk hikayesini önceden biliyormuşuz gibi bir karşılaşmaydı. Aarkamı döndüm tatlı bi ses pardon derken gözlerim gözlerine değdi  değerken gözlerime perde indi. İşte o anda iste o vakit ben ne olacağını şaşırmıştım ki sonra o bal gözlerini , bal rengi saçlarını görünce o an çarpıldım ki işte senin olduğunu anladım hala gözlerimi senden alamıyordum . Konuşucaktım konuşamıyorum , sarılıcam sarılamıyorum , sadece gözlerim gözlerinde öyle şaşkın şaşkın duruyorum neden öyleydi bende bilmiyordum. Tam açılıyorum konuşucam derken adımı söylemen söylerken gülümseyişin işte o an bir daha tutuldum , işte o an yeter artık len konşşana dedin ya işte o zaman hayata döndüm o andan itibaren sana aşık olmuştum zaten . O gün Evet o gün hiç unutmam o gün nasıl unutulur sultanım.  Sana sarıldığım her an saçlarındaki bal kokun her seferinde beni cezbetmişti. Yanımdayken kimseye bakmayışın , her saniye gözlerime bakıp bana ilgi gösterişin benı o kadar mutlu edip sevindirmiştiki o gün beim aşk hayatımda ve kendi hayatımda geçirdiğim en tatlı en güzel ve en anlamlı gündü. Sonra 2 aylık bi beraberlik hergün gezip muhabbetlerimiz herşeyimizle güzeldik . Hep  özenilen çift olmuştuk sen ve ben birtaneydik taa ki 2 ayın sonuna kadar.

Ömrümün sonuna gelmiştim sanki o günkü soğukluğunilgisizliğin beni bitirmişti üzülmüştüm. Bana neden öyle yaptığını bilmiyordum , olsun genede seviyordum halada seviyor şuan şu yazıyı yazarkende seviyorum . İşte o gün sen gittin o gün sen gittin ki işte o gün ben bittim ben öldüm. Bugün yaşamıyorum şuan yaşayan ölü olarak seviyorum seni . BEN ASLINDA ÖLÜ DEGİLİM KALBİM ÖLÜ BALIM TAVŞAN DİŞLİM SEN GİTTİN BİTKİSEL HAYATA GİRDİM YAŞAMIYORUM HERKEZ ANLAMSIZ GELİYOR NE OLUR GEL. NEREDESİN SULTANIM NEREDESİN BALIM.

2 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Özgürlük Ve Özgürlüğün Önemi !

Özgürlük Ve Özgürlüğün Önemi !

Özgürlük nedir ? Daha doğrusu özgürlüğün adı tam olarak ne ? Özgürlük ; istediğin ve istediğimiz  her şeyi kendi kafamızca ne şekilde doğru olduğuna karar verdiğimiz şekilde işlerimize, hayatımıza yön vermektir. Özgürlük kadar ferahlatıcı, rahatlatıcı bir cümle hayat stili yoktur. Özgürlüğümüze bir simge koymamız gerekiyorsa uçsuz bucaksız denizlerimizi okyanuslarımızı göz önüne getirelim.

okyanusların ucu bucağı yok sanar herkez ama aslında vardır elbet bir köşesi karaya bakar her su topluluğunun. Özgürlükte böyledir aslında, gideceğin yeri bilmeden gitmek herşeyi sınırsızca yapmak istersin yapmak için çaba emek harcarsın. Sonunda yapacağın için herşeyin hazırdır yapmak için yeltenirsin ve bütün gücünle atılırsın özgürlük denen yoluna. Gidersin gidersin gidersin , geçirdiğin her gün, her ay , her sene sana o kadar anlamlı ve göz alıcı gelir ki bu özgürlük denen yol hiç bitmesin isteriz. Zamanlar ilerledikçe ilerler tam okyanusun ortasındayken yorulursun, tıkanırsın, gücün tükenmeye başlar . Bakarsın ki yaş iyice geçmiş işte o zmam bir kara ararsın bir ada ararsın kendine çıkıp dinlenmek için, oturup bundan sonra ne yapacağını düşünmek için, sonra karar verirsin ki artık yeter dersin. Deniz yani özgürlüğe tekrar atılmak için oturur bir kere daha düşünürsün.  Özgürlük önemlidir ama herşeyin tadında bırakılması gerekiyor, yaş geçtikçe insanın olgunlugu artıyor ve insan artık özgürlük yeter deyip çoluğa cocuğa karışıp aieleye karışıp bir zaman sonra her işi ailesiyle yapmak ister.  Okyanustan çıkarsın ve dinlenmek için geldiğin adada kendine yorulmuş bitkin bir vaziyette başka bir yaşam stili seçersin. Seçtiğin yaşam stili sana uygun olan hayat ise bir dağa doğar ve hayatına devam eder.

Özgürlük vesilesyle insan doğar , yaşar , dinlenme sürecinde tekrar doğar ve mutluluk evresini hayatında iki katında yaşar. özgürlük tercih meselesidir. Herkezin bu duyguyu tadması yaşaması herkez için yemiş ve doymuş psıkolojısıdır.

1 Temmuz 2012
Okunma
bosluk
sohbet, chat sohbet, görüntülü sohbet Son Yazılar FriendFeed